bu da benim ismimi nasıl değiştirdiğimin hikayesidir. etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
bu da benim ismimi nasıl değiştirdiğimin hikayesidir. etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

12 Oca 2012

İSMİMİZİ DEĞİŞTİRDİK YA SONRA..?

Burayı takip edenler bilirler, bilmeyenler için kısaca özetleyeyim, ben birkaç ay önce ismimi değiştirdim. Evet, anne babamın binbir özenle (!) seçip bana uygun gördüğü o muhteşem (!) ismi gidip mahkeme kararı ile değiştirdim. Şurada anlatmıştım.

Garip bir şey aslında insanın kendine isim bulması, beğenmesi, içine sindirmesi. Ben yıllardır ismimi değiştirmeyi istememe rağmen, karar verip harekete geçişim birdenbire oldu. Dolayısıyla seçtiğim isim de biraz aceleye geldi. Yo yoo, asla şikayetçi değilim kararımdan. Sonuçta pek çok isim o eski ismimden iyi olacaktı. O yüzden çok da düşünmeye gerek yoktu. Hem insanın çok değişik alengirli bir ismi kendine layık görmesi biraz megolamanlığa kaçacağından çok da kafa yormadım ve sevdiğim, beğendiğim hep de beğeneceğim bir isim seçtim kendime ve oldu. Nasıl olduğunu da, yani işin hukuki sürecini de şurada anlatmıştım.



Geçenlerde bir takipçim mail atmış, "Ee, hikayenin devamı gelmedi, merak ediyorum, hem ben de aynı dertten muzdaribim, anlatabilir misin" diye...Hay hay, elbette! Biri bana  "anlat" demeye görsün. Çok iyi bir anlatıcı olduğumdan değil, çünkü ben bir şey anlatırken daldan dala atlama huyum çoktur ve toparlama yetim azdır, tıpkı şimdi olduğu gibi...Evet iyi bir anlatıcı değilim ama anlatmak hoşuma gidiyor bildiğim bir şeyi. O yüzden gelin bakalım, hikayenin devamında kahramanımız nelerle karşılaşmış...

Valla dediğim gibi, isim değiştirmek çok da sık rastladığımız bir durum değil. O yüzden insanların verdiği tepkiler çeşit çeşit. "Ben alışamam" diyenler, "Eski ismin daha güzeldi"ciler, kendine alışamıyor süsü verip sizi gıcık edenler...Bir kere her şeyden önce bu sizi gıcık etmeye çalışanlara karşı gardınızı sağlam alın. Gerçekten şaşıranla, bunu yalandan yapanı ayırt edin, tepkilerinizi ona göre koyun. Ben, beni ciddiye almayan kimseyi ciddiye almadım ve eski ismimi söyleyip eblek eblek sırıtan kimseye de sinirlenmedim, hepsini kendi haline bıraktım. Gerçekten şaşıranlara da, "Naber x?" dediklerinde, gülümseyerek "x kim?" dedim, devam ettim. Buradaki x, elbetteki eski ismim :)) Yani insanları çok ciddiye almamak lazım. Hepsinin inadı elbet bir yerde kırılacak, elbet kanıksayacaklar bu yeni durumu.

Aileme, eşe dosta dedim ki hemen telefondaki adımı değiştirin. Buradan başlamalarını istedim, hepimiz için kolaylık olur diye. Zaten ailem beklediğimden daha hızlı alıştı. Bunda 4 yaşındaki yeğenimin emeği büyük. Kendisi yanlış söyleyen herkesi uyarıyor sağ olsun, onun adı Gökçe diye :))

Arkadaşlarım da kolay alıştılar diyebilirim. Hala alışamayanlar var tabi, düşünün 8 ay oldu ama o alışamayanlar yüzyüze çok sık görüşemediğim, uzaktaki arkadaşlar. Hemen her gün gördüğünüz, ya da sık haberleştiğiniz insanlarda bir problem yok.

Sosyal hayatı bir kenara bırakırsak, mahkeme olduğu gün benim ilk yaptığım şey, yeni bir mail adresi almak oldu. Sonra iki hafta geçip de yeni kimliğimi alınca, uzun zamandır kullanmadığım halde yeni bir facebook hesabı açtım, arkadaşlarım daha çabuk kanıksarlar niyetiyle.

Sonra da yavaş yavaş, banka, telefon hattı gibi işlerle uğraştım. Ki bu kısım çok kolay oldu. Sadece mahkeme kararınızı gösteriyorsunuz ve onlar sizin adınıza dilekçe yazıyorlar, ya da sistemde güncelliyorlar, bankalar yeni kart istiyorlar, bir iki haftaya geliyor vs. Sorunsuz ilerliyor bu noktada işler. Ama ben hala sağlık güvencesi bilgilerimi güncellemedim, onu epey salladım, bir ara el atsam iyi olacak. 

Sonracığıma başka ne vardııığğ? Hah, diploma! Bak işte orada bir sıkıntı var. Diplomanızla ilgili hiçbir değişiklik yapamıyorsunuz malesef. Mezuniyet tarihinizden sonraki hiçbir değişiklik, hiçbir şekilde diplomanıza yansıtılamıyormuş. Koskoca kütükte değişiyor adınız, ama diplomaya söz geçmiyor. Bana biraz saçma geldi, ama yapacak bir şey yok. Diplomamla ilgili bir başvuru vs. yapmam gerektiğinde diplomanın hemen peşinden mahkeme kararını veriyorum oluyor bitiyor, sıkıntı yok. Ama işte orada eski isim yazması batıyor bazen. Bu arada mahkeme kararı demişken, onun birkaç aslı gibidir diye kopyasını alın muhakkak mahkemeden. Çünkü nerede lazım olacağı hiç belli olmuyor. Hatta ben bir kopyasını sürekli nüfus cüzdanımla birlikte taşıyorum, ne olur ne olmaz...Ama sevmediğiniz bir isimden kurtulmanın bedeli olarak bu yükün sözü bile olmaz...

Ehliyet...Ben ehliyetimi ismimi değiştirdikten sonra aldığım için o kısımla ilgili bir şey diyemeyeceğim. Şu var, ehliyetimi alacağım gün, maliyeye gittim para yatırmak için. Orada eski ismim çıktı. Dedim ki yok benim adım bu, ben değiştirdim. Hemen birkaç masa ötede sicil güncelleme mi ne, öyle bir yere yönlendirdiler, mahkeme kararının kopyasını uzattım (her zaman taşımakta fayda var demiştim), bir dakika içinde sistemde değişti ismim. Hiçbir sorun çıkmadı yani bugüne kadar...

Bunların dışında geçenlerde bir şeye dikkat ettim ki, diplomanın dışında isminizi asla değiştiremeyeceğiniz başka yerler de var maalesef. Mesela, arkadaşlarınızla çektiğiniz bir video, sizin için yapılan bir slayt vs. Ama bunların hepsi hatıra olduğu için çok da rahatsız etmiyor sanırım. Ha, sonra mesela kitaplar...Sanki ismimi çok severmişim gibi, eskiden aldığım neredeyse her kitaba ismimi yazmışım, şimdi karalasam olmaz, yırtsam hiç olmaz, kalsın öyle dedim vazgeçtim. Çok da kasmamak lazım...Onca yıl o isimle yaşamışız kolay mı...Ha yakın çevrenizde artık yeni isminizle biliniyor, insanlara artık kendinize ait hissettiğiniz bir isimle mi tanıtıyorsunuz kendinizi...Gerisi önemli değil. Yani ismini sevmeyenler, değiştirmek isteyenler, bence hiç daha fazla zaman kaybetmeyin, yapın!

Çok uzun oldu belki ama aklıma gelen her ayrıntıyı yazmak istedim, umarım faydalı olur. Yine de akılda kalan sorular olursa buradayım, daha da anlatırım.


4 Nis 2011

İSİM DEĞİŞİKLİĞİ DAVASI NASIL AÇILIR?

Bir önceki yazıda bahsettiğim isim değiştirme mevzusuna ilişkin adsız birinin, "ben de istiyorum, nasıl oluyor, ne yapılıyor" sorusuna cevap olarak, hem  de belki başka merak edenler ya da öğrenmek isteyenler vardır diye, isim değişikliği davası nasıl açılıyor, elimden geldiğince az karmaşık şekilde anlatmaya çalışacağım.

Öncelikle şunu belirteyim, bu tür davalar karşıt bir durum yaratmadığından, yani sizin isim değişikliği talebinize itiraz edecek bir kişi ya da kurum olmadığından avukat tutmanıza gerek yok. Başvurusunu, takibini, her şeyini sizin halledebileceğiniz basit bir dava bu. Ha ama tanıdık bir eşiniz dostunuz varsa avukat, size mahkeme günü alma konusunda bir kıyak yapabilir, rica ederseniz. Kalemdeki memurlara rica ederek, en erken şekilde mahkeme günü vermelerini rica edebilir.Böylece süreci hızlandırmış, boşu boşuna 2-3 hafta zaman kaybetmemiş olursunuz.

Bu şartlar altında gelelim, nerden başlayıp, nasıl sonlandıracağımıza...

1.İsminizi neden değiştirmek istediğinizi belirten bir dilekçe yazıyorsunuz.
(Nette çok örnek var kullanabileceğiniz. Ve elbette gerekçeniz "Beni zaten herkes x değil, y isimle bilir" olmalı.)

2.Dilekçenizle birlikte Asliye Mahkemesi'ne gidip başvurunuzu yapıyorsunuz. Dava dosyası alma, dosyayı taratma gibi işlemler var bu aşamada. Adliyedeki memurlar sizi zaten yönlendiriyorlar.
(Bunu yaparken yaklaşık 40-45 lira çıkacak cebinizden.)

3.Dilekçeniz işleme koyulacak. Bu noktada ben tanıdık bir avukat aracılığı ile gittiğim için, mahkeme gününü çok erken bir tarihe, üç gün sonrasına alabildim. Normalde 2-3 hafta bekleniyormuş, mahkemelerin yoğunluğuna bağlı olarak. Ayrıca süreci hızlandırmak için, normalde Nüfus Müdürlüğü, Emniyet Müdürlüğü ve İl Jandarma Müdürlüklerine posta yoluyla ulaştırılan belgeleri ben elden teslim ettim. Çünkü üç gün içinde o yazılar ilgili yerlere ulaşıp, cevap vermeyeceklerdi. Bunları yaparken herhangi bir ücret ödemiyorsunuz, sadece bir iki kez git gel yapıyorsunuz ki ,çok uğraştırmalı bir şey değil.

4.Geldik mahkeme gününe...Bir şahit yeterli olmasına rağmen, işi sağlama almak için, iki şahidinizle duruşmaya gidiyorsunuz.Şahitler anne-baba-kardeş dahil her yakınlıktaki akrabanız, arkadaşınız, eşiniz dostunuz, hatta sokaktan geçen iki insan bile olabilir. Bu noktada gerçekten sizin için bir nevi yalancı şahitlik yapmayı kabul edecek yakınlarınızın kim olduğunu görüyorsunuz :)

5.Mahkeme zaten işin en kolay kısmı. Beş dakikalık bir olay. Hakim bana adresim dışında bir şey sormadı bile.Şahitlik yapan arkadaşıma, "Nerden arkadaşsınız, kaç yıldır arkadaşsınız, bu şahsı bu isimle biliyorsunuz doğru mudur?" şeklinde üç soru sordu sadece.

6.Sonra geçici mahkeme kararını alıp tekrar Nüfus Müdürlüğüne gidiyorsunuz.

7.Nüfus Müdürlüğünden sonra bir yerel gazeteye ilan veriyorsunuz.
(Yaklaşık 70-80 lira tutuyor.)

8.Şimdi sakin ve bir nebze rahatsınız. Hatta mutlu olmalısınız. İki haftalık temyiz süresini bekleyeceksiniz.Sonra, gazeteye verdiğiniz ilanla birlikte tekrar adliyeye, ordan nüfusa falan gidip yeni kimliğinizin çıkarılması için gerekli işlemleri yaptıracaksınız.

9.Sonra mı?.. Sonrasını ben de bilmiyorum. Sanırım yeni kimlik resmen alındığında her şey biraz daha başka olacak. Daha inanacak insan. Daha mutlu olacak. Resmi olarak yeni isminiz, istediğiniz, seçtiğiniz, beğendiğiniz bir isim olacak. E daha ne olsun..... :)

Belki fazla aşamalı, zahmetli bir iş gibi görünüyor ama değil. Tahminimce asıl iş bundan sonra. Mahkeme kararını çoğaltıp, isminizin geçtiği her yere bu değişikliği bildirmek gerekiyor nihayetinde. Buraya kadar bir zorluk ya da aksaklıkla karşılaşmadım, umarım bundan sonrası da böyle gider.
Ve umarım bu yazı biraz da olsa, benim gibi hayatında bu köklü değişikliği yapmak isteyen kararsızlara gaz, kararlılara da bilgi verici nitelikte olmuştur.
Her zaman dediğim gibi, kimse sevmediği bir isimle yaşayıp ölmek zorunda değil. İsim de sizin, hayat da...O halde nasıl yaşayacağınıza siz karar verin.
Daha fazlasını sormak isteyenlere yine yardımcı olmaya çalışırım, yorum ya da mail yazmanız yeterli...

31 Mar 2011

BENİM ADIM ...



Hayatta hoşumuza giden ve gitmeyen şeyler vardır.
Hoşumuza gitmeyen şeylerin bazılarını değiştirebiliriz, bazılarını değiştiremeyiz.
Mesela,
Evimizden memnun değilizdir, evimizi değiştiririz.
Okulumuzdan memnun değilizdir, okulumuzu değiştiririz.
İşimizden memnun değilizdir, istifa ederiz.
Yaşadığımız şehirden memnun değilizdir, başka bir şehre taşınırız.
Eşimizden memnun değilizdir, evliliğimizi bitiririz.
Sevgilimizden memnun değilizdir, onu terk ederiz.
Arkadaşlarımızdan memnun değilizdir, çevremizi değiştiririz.
Falan filan...
Daha bir sürü örnek verilebilir.
Tüm bunlar çok doğal, çok olağan şeyler değil mi...
Bazıları basit, bazıları köklü, ama sonuçta kimsenin yadırgamadığı, yadırgasa da zamanla alıştığı değişiklikler...

Bazılarımız da ismimizden memnun değildir.
Evet, ismimiz.
Anne babalarımızın binbir düşünce arasından seçip, özenle bize uygun gördüğü,
Doğumumuzdan ölümümüze kadar bizimle kalacak olan, yalnız bize ait olan ismimiz.
Ama bir kere sevememişsen ismini
ve asla kendine ait hissedememişsen onu,
yıllar geçse bile ismine benzemediysen,
ya da onun sana ayak uydurmasını sağlayamadıysan,
değiştirirsin. değiştirmelisin.
Çünkü en başta dediğim gibi,
hoşumuza giden ve gitmeyen şeyler...
Hoşumuza gitmeyenlerden, değiştirilebilir olan şeyler...

İşte bir önceki yazımda bahsettiğim,
Kendime verdiğim en güzel hediye bu oldu benim.
25 yıldır birlikte yaşamama rağmen sevmediğim, hatta nefret ettiğim ismimi değiştirdim.
İşte şimdi asıl "ben" olmuşum gibi.
Biraz özgürlüğü ve biraz da maviyi çağrıştıran yeni ismim, içimi açıyor resmen.
Güneşli günler gibi, gökyüzünün insanın içine dolması gibi.
Yeni ismim ve ben öyle mutluyuz ki...
"Yeni bir hayata başlıyorum ve her şey güzel olacak" hissi yaşamanın bir mahkeme salonunda vücut bulmuş haliyiz biz.