House M.D. etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
House M.D. etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
11 Eyl 2011
HADi ARTIK!
Kalp atışlarımın kendini, "heyecan heyecan" "merak merak" diye göstermesine sebep promonun sahibi House başlasın artık. Hadi 3 Ekim, gel 3 Ekim...
22 Şub 2011
HOUSE'UN SÜPER GERİ DÖNÜŞÜ
----------s7e11 spoiler----------
7. sezonun en güzel bölümüydü.
Çok ara veriyorlar ama bu uzun aranın hakkını ilk kez teslim ettiler.
Olayların gelişimi elbette yine aynı ama, bu kez yönetmen döktürmüş maşallah.
Bu kez hastanın "aile" den biri olması ve bunun yarattığı gerilim,karanlık çekimler ve arkada sürekli tıpır tıpır yağan yağmurla çok güzel işlenmiş.
Tam da diziden iyice soğuduğum,diziyi sadece Hugh Laurie için izlediğim zamanlarda katalizör etkisi yarattı bende bu bölüm.Çoh da güzel oldu,iyi oldu.
Görüntü yönetmenine saygıyla karışık,Hugh Laurie'ye ise sevgiyle barışık eğilesim var.O nasıl bir çekim,o nasıl bir oyunculuk.Özellikle House'un Masters'a tuzak kurduğunu ve ağzını kapalı tutması gerektiğini anlattığı sahne ve sonlara doğru Cuddy ile Cuddy'nin ofisinde yaşadığı gerilim, "Hastamı bana geri getir" cümlesi ile biten sahne gayet güzeldi.Bir de House'un komadaki hastaya tanı-tedavi yaptırması sırasındaki pandomim tadındaki oyunculuğu....Çok başarılıydı.
----------s7e11 spoiler----------
13 Şub 2011
HOUSE - (s7&e10 spoiler,izlemeyen bakmasın)
House bu çocuğu ciddi ciddi seviyor mu ne...
Rachel'ın House'un kucağına kıvrılışı,
House'un elini koyacak yer bulamayışı,
öyle kalakalışı,
Cuddy'nin şaşkınlığı
ve House'un içinde akıp giden bir şeyler.
Evet, iyi bir baba olacaksın House.
istesen de istemesen de...
kabul etsen de etmesen de...
9 Kas 2010
İZLEMEYEN OKUMASIN! HEM SPOILER DOLU, HEM ...ÇOK FENA ÇOK
House'un 6. sezon finali dağıttı beni gece gece.
Bütün bir bölüm boyunca bir iç karartısı, acaip bir belirsizlik, sonunun ne olacağı bilinmezlik.
Nerden başlasam bilemiyorum valla...
Bölümün sonlarına kadar yaşananlara kısaca değinecek olursam, her ne kadar bir insan gibi davransa da House'un bittiğini düşündüm ben bölüm boyunca, nasıl olacak bu iş dedim, sen tut bir sene boyunca uğraş ama herkes mutlu olsun,herkes işine gücüne baksın, sen arkalarından bak...
Hele hastası ölünce, Foreman'a atar yaptı ya:
-Sorun da bu! Her şeyi doğru yaptım, ama yine de öldü
diye...Hah dedim House artık bittin.
Sonra evine geldi, hiç ummadığımız bir yerden son vicodin zulasını çıkardı, bir sene boyunca ona hiç ihtiyaç duymamışken.Sonra gözleri doldu, ilacı almakla almamak arasındaki o müthiş tereddütte.Dibe vuruşun böylesi dedim kendi kendime.
Ama derken ne oldu, pat diye Cuddy çıkageldi.Onu ince çizginin bu tarafına çekti aldı.Yine bir halüsinasyon mu değil mi diye düşünürken bitti 6. sezon.
Ne yalan söyleyeyim, ben son ana kadar halüsinasyon olduğunu düşündüm.Elinde ilaçlar olmadığı halde var gibi görebilir, içtiği halde kendini içmediğine inandırmak isteyebilir diye düşündüm.
Sonra dayanamadım hemen 7. sezonun ilk bölümünü indirdim.20-25 dk lık bekleyişimde halüsinasyon olduğuna kesin kanaat getirdim ve resmen içim acıdı House'a.
Eve girdiğinde onunla birlikte acaip bir iç sıkıntısı yaşadım, "Bu gece nasıl bitecek, nasıl sabah olacak, nasıl bir sabaha uyanacağım" diye düşündüm kendimi onun yerine koyup.Bu hisleri birebir yaşattıkları bir bölüm yaptıkları için yönetmenleri ciddi anlamda takdir ettim.Hugh Laurie'ye ise bir kez daha diyecek laf bulamadım!
Derken 7. sezonun ilk bölümü indi. Gördüğümüz şey House ile Cuddy!
Yani gerçekmiş benim halüsinasyon sandığım şeyler.
Ben aşık House'u çok sevdim.İnanılmaz hoşuma gitti.Bazılarının dediğinin aksine mıç mıç bir ilişki, bayık bir romantizm havası yoktu.Çok tatlı, sakinleşmeye çalışan, ruhunun gazını alan bir House gördüm ben.Kendilerini bütün gün eve kapattılar ama hep gergin, hep parmak ucunda yürüdüler.Şöyle bir oh diyemediler, onca senelik bekleyişe rağmen.İkisi de bu iş nasıl olacak diye düşünmeden edemediler.Yani işleri zor, onlar da farkında,Zaten son anda House yine dedi diyeceğini.Ama aklı başında Cuddy hemen bu duruma da el attı, pes etmedi, olacak mı olmayacak mı bırak görelim dedi.
Kapıyı kapattıklarında ise içerde House'un, dışarda Cuddy'nin yavaş yavaş kaybolan gülümsemesi, "Ne bok yiyeceğiz şimdi" bakışı her şeyi anlatıyordu.
Yani diyeceğim o ki, hem sezon finalinde hem de yeni sezonda beni fazlasıyla tatmin eden gelişmeler oldu.Ben zaten başından beri bu ilişkiyi istiyordum, bence çok doğru bir zamanda başladı, gelişmeleri zamanla görmek büyük sabırsızlık yaratacak bu bünyede ama olsun.
Bu arada House,
i lobe you!
Anladın sen onu.
6 Kas 2010
AKIP GİDEN...HUUU....ZAMANLARI....HU HU HU HUU...HOUSE'LA DOLDURMALIII
Bölümlerin torrentten inme süresiyle, benim onları yutar gibi izleme sürem arasında korkutucu bir ters orantı var.
Deli gibi izliyor efendim durduramıyoruz!
23 Eyl 2010
"GÖRDÜĞÜN GİBİ BU MESLEĞİ SEÇMEMİN NEDENİ PATCH ADAMS FİLMİDİR." VE HOUSE MAVİ EKRAN VERİR!
Dr. House' u tanıyanlar bu sahnede benim gibi yarıldılar mı bilmiyorum ama ben geçen gece kendi kendime üç beş tur koptum bu olaya.
House'un da nasıl gıcık edilebileceğinin cevabıdır bu video.
Ne Cuddy'nin ne de Wilson'un yaptıkları onu bu kadar sinir edebilmişti.
Allahım çok güldüm yaa,uyyş!...
İmza: House M.D. S4&E07
DÜZELTME:
Sayfa açıldığında bazen yazıya ait video görünmüyor,
halbuki bu yazının bir videosu var sevgili okuyucu.
Eğer göremiyorsan, sayfayı yenile,
olmuyorsa bir daha yenile, ne bileyim bir şey yap,
hele ki eğer House M.D. takipçisi isen izle ve bir daha gül.
:)
20 Eyl 2010
HOUSE BEKLEMEDE, KPSS YİNE ENSEMDE
Bu akşam House'un 7. sezonu başlıyor ama ben heyecanla bekleyemiyorum kendisini. Çünkü hala ilk 6 sezonu bitiremedim, 4. sezonda tıkandım kaldım.
Önce araya bir haftalık tatil kaçamağı girdi, sonra hadi dedim bu haftasonu bir ivme kazandırayım, ama yok, ne oldu, KPSS'nin Eğitim Bilimleri oturumunun iptal edildiği, 40 gün içinde yeni sınav yapılacağı haberi geldi.
Başlangıçta bu habere sevinsem de iki gündür çalışmaya çalışma denemelerim sonucunda anladım ki, bana pek bir şey ifade etmiyor bu sınav. Nedenlerim çok...
Her şeyden önce,
Midemi bulandırıyor,KPSS kısaltmasını duymak, söylemek, yazmak ve yeniden kitapları açmak!
Ayrıca benim asıl sabahki oturumum, yani GK-GY , kötü geçmişti fakat sınavın o kısmı iptal değil, halbuki orda da soruların çalındığı çok açık.
Bu kopyacı arkadaşlar paşa paşa bu sınava tekrar girecekler, tamam eğitimden bir bok yapamayacaklar ama bu ne demek, öğretmen değilse de devlet memuru olacaklar demek.Bu insanların hayat boyu devlet memurluğundan men edilmesi gerekirken bunlar kendilerine ayrılan sıralara oturup cevap kağıtları öyle böyle doldurup, temmuzda yapılan sınavın ilk oturumuyla aldıkları puan sayesinde takır takır atanacaklar.
Hem soruları kimler hazırlayacak ve o soruların tekrar sızdırılmayacağına dair nasıl bir güvencemiz olacak...
Açıkçası koyuyor artık bana bu sınava çalışmak, çalışmak değil resmen enayilik çünkü adı.
Umudumun neredeyse sıfır noktasında olduğu bir durumdayım, ne yapmalı, hayatımın bu kısmını nasıl yola sokmalı, hiç bilemiyorum.
Yine de beni bekleyen kitaplara dönmek şu an için yapabileceğim tek şey.
O yüzden buralarda pek görünmezsem bilin ki enayiliğimin doruklarıyla, yaşadığım ülkeden duyduğum nefretin dayanılmaz hafifliği arasında son çırpınışlarla gidip gelerek "Bir umut işte" demekte, çalışmaktayım.
Siz iyisi mi yine de "Bol şans!" dileyin, ben duyarım...
Önce araya bir haftalık tatil kaçamağı girdi, sonra hadi dedim bu haftasonu bir ivme kazandırayım, ama yok, ne oldu, KPSS'nin Eğitim Bilimleri oturumunun iptal edildiği, 40 gün içinde yeni sınav yapılacağı haberi geldi.
Başlangıçta bu habere sevinsem de iki gündür çalışmaya çalışma denemelerim sonucunda anladım ki, bana pek bir şey ifade etmiyor bu sınav. Nedenlerim çok...
Her şeyden önce,
Midemi bulandırıyor,KPSS kısaltmasını duymak, söylemek, yazmak ve yeniden kitapları açmak!
Ayrıca benim asıl sabahki oturumum, yani GK-GY , kötü geçmişti fakat sınavın o kısmı iptal değil, halbuki orda da soruların çalındığı çok açık.
Bu kopyacı arkadaşlar paşa paşa bu sınava tekrar girecekler, tamam eğitimden bir bok yapamayacaklar ama bu ne demek, öğretmen değilse de devlet memuru olacaklar demek.Bu insanların hayat boyu devlet memurluğundan men edilmesi gerekirken bunlar kendilerine ayrılan sıralara oturup cevap kağıtları öyle böyle doldurup, temmuzda yapılan sınavın ilk oturumuyla aldıkları puan sayesinde takır takır atanacaklar.
Hem soruları kimler hazırlayacak ve o soruların tekrar sızdırılmayacağına dair nasıl bir güvencemiz olacak...
Açıkçası koyuyor artık bana bu sınava çalışmak, çalışmak değil resmen enayilik çünkü adı.
Umudumun neredeyse sıfır noktasında olduğu bir durumdayım, ne yapmalı, hayatımın bu kısmını nasıl yola sokmalı, hiç bilemiyorum.
Yine de beni bekleyen kitaplara dönmek şu an için yapabileceğim tek şey.
O yüzden buralarda pek görünmezsem bilin ki enayiliğimin doruklarıyla, yaşadığım ülkeden duyduğum nefretin dayanılmaz hafifliği arasında son çırpınışlarla gidip gelerek "Bir umut işte" demekte, çalışmaktayım.
Siz iyisi mi yine de "Bol şans!" dileyin, ben duyarım...
15 Ağu 2010
2010 HOUSE YAZI

İzlemeyeni dövüyorlar bu zamanda.
Ben de buna sebebiyet vermemek ve "izle muhakkak" emrine daha fazla maruz kalmamak için izleyeyim dedim ve başladım.
İlk sezon bitmek üzere.
Beni gıcık eden bir şey var bu dizide.
Hayır bir değil,iki şey:
Neden Dr. House'un ekibi bir çok tanıyı, yerkürenin gizemini keşfetmiş, ne bileyim evrim sırrını çözmüş edasıyla söylüyor? Bu biraz yapaylık katıyor diziye.
İkincisi, bu elemanlar hem tanı yapıyorlar beyin fırtınasıyla, hem tedaviyi uyguluyorlar, buraya kadar tamam, ama aynı zamanda ,idrar tahlilini de bunlar yapıyor, röntgeni de bunlar çekiyor, göz muayenesini de bunlar yapıyor...uzar da gider bu.
Oh, nerde öyle doktorlar la!
Bu, daha da yapaylık katıyor duruma.
Neyse, sanırım bu diziyi sevmeyeni de dövüyorlar,
O yüzden ilerleyen sezonlarda karakterler,olaylar daha da oturur diye umup (ne garip oldu şimdi bu kelime), izlemeye devam diyorum.
Ha,Dr. House mu? karizması tamam ama du bakalım.
Nip/Tuck'un Christian'ını anımsattı bana,her durumda kendini haklı çıkarmasıyla, sözcük oyunlarıyla.
Tabi Christian işine böyle düşkün bi adam değildi,neyse...
Sanırım Nip/Tuck'ı özledim ben!
NOT: KPSS' ye üzülmeyi rafa kaldırdım, bu gelecekteki Sophie'nin sorunu olsun, bir ay sonraki mesela.
Keyifli House izlemeler!
Sonradan Gelen Not: Ağustos başından beri izliyorum,ben bunu yazarken takvim 24 ağustos'ta.Şimdi House izlemeden günü bitiremiyorum,iyi mi...
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)






