KPSS etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
KPSS etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
28 Şub 2011
BİR HAFTADA NASIL DAĞILDIM,ŞİMDİ HIZLA HAYATA KARIŞMALIYIM
Hey millet ben günlerdir hasta yatıyorum diyerek bodoslama giriş yapsam çok mu ortadan dalmış olurum mevzuya..?
Ama öyle.Hatta sadece ben değil maaile,sanki toplu zehirlenmiş ya da allah korusun toplu kaza geçirmiş gibi herbirimiz ayrı şekilde dağıldık iki gün içinde. Daha yeni toparlanıyoruz...
Son birkaç yıldır nerdeyse her sene nükseden hastalık buldu yine beni...Yediğim meyve sebze ya da içtiğim su kaynaklı bir enfeksiyon.Bulantı,ateş,aşırı bir halsizlik ve daha başka şikayetler...Kısacası doktora zar zor gidebilme,kolumu bile kaldıramama hali...
Neyse ki geçti...
Hastalıktan bu kadar söz etmek yeter.Çünkü günlerdir önüm arkam hastalık.Sosyal hayattan o kadar koptum ki,insana karışmayı özledim.
İki hafta önce hızlı bir giriş yaptığım spor işi de sekteye uğradı.Tam kış uykumdan çıkmıştım ki,hastalık girdi devreye.Gerçi sağlık olsun,gerisi halledilir,bu büyük bir gerçek,hiç unutmamamız gereken...
Yavaş yavaş yeniden KPSS günlerine de geri dönmek gerek.Yavaş yavaş diyorum,çünkü erken ve hızlı başlamak,çabuk bıkkınlık getiriyor bu işte.Arap atı olmak gerek,söz konusu KPSS olumca.Geç açılmak ve iyi hız kazanmak gerek...
Bunların dışında,dövme isteğim bu günlerde inanılmaz arttı.Artık bu sene halletmek istiyorum.Büyük oranda karar verdim.Kafamda iyice netleştiği an,daha fazla ertelemeyeyim ve olsun diyorum.
Kendim için "kayıp yıl" dediğim 2010 da yapmadığım ve yapamadıklarımı bu sene gerçekleştirmek istiyorum.Bu sene gerçekten ihtiyacım olan şeyleri bir bir hayata geçirmekve tekrar kendime yatırım yapmak istiyorum.Kafamın da vücudumun da taze başlangıçlara ve devinime o kadar ihtiyacı var ki...
Durmamak gerekiyormuş hayatta,2010'da bunu anladım.Çünkü durmak demek aslında yavaş yavaş geriye gitmek demek.Hayatın,bu gidişe inat müthiş bir akışla sana arkada fon oluşturması demek.
Bana çokça enerji,bolca hareket gerek!
31 Eki 2010
ÇIK GİT HAYATIMDAN ,BİT ARTIK!
House M.D. de Dr.House Cuddy'e diyor ki; "Her zaman istediğini alamazsın."
Daha sonra Cuddy cevap veriyor; "...Ama yeterince uğraşırsan ihtiyacın olanı alabilirsin."
Hımm, "Güzel","Hoş" demiştim, tutmuştum bu felsefeyi. Dedim ki kendi kendime her zaman istediğini alamazsın sophie, ama yeterince uğraşırsan ihtiyacın olanı alabilirsin.
Bugün yukardan cevap geldi; "BOK ALIRSIN!"
Ben elimden geleni yaptım da ne oldu, sıkılsam da,çatlasam da, bu kafayı patlatmak ister hale gelsem de çalıştım, benim elimden gelen buydu, yeterince uğraştım dediğim yer burasıydı, ne oldu???? Ne aldım ya da alacağım?????
Bu ülkeden de, bu ülkede yaşamaktan da nefret ediyorum.
Bugün toplattığınız bütün anahtarlar, yüzükler bilmem neler hepsi toplansın, kıçınıza girsin, çıkamasın, orda sıkışsın kalsın!!!!!!!!!!!
Lan o kadar mı salak görünüyoruz ordan artık yeterdir, insafdır,çüştür,ohaadır!
Ama yok ya siz de haklısınız, ne de olsa beyin bedava!!!!!!!!!!!
Daha sonra Cuddy cevap veriyor; "...Ama yeterince uğraşırsan ihtiyacın olanı alabilirsin."
Hımm, "Güzel","Hoş" demiştim, tutmuştum bu felsefeyi. Dedim ki kendi kendime her zaman istediğini alamazsın sophie, ama yeterince uğraşırsan ihtiyacın olanı alabilirsin.
Bugün yukardan cevap geldi; "BOK ALIRSIN!"
Ben elimden geleni yaptım da ne oldu, sıkılsam da,çatlasam da, bu kafayı patlatmak ister hale gelsem de çalıştım, benim elimden gelen buydu, yeterince uğraştım dediğim yer burasıydı, ne oldu???? Ne aldım ya da alacağım?????
Bu ülkeden de, bu ülkede yaşamaktan da nefret ediyorum.
Bugün toplattığınız bütün anahtarlar, yüzükler bilmem neler hepsi toplansın, kıçınıza girsin, çıkamasın, orda sıkışsın kalsın!!!!!!!!!!!
Lan o kadar mı salak görünüyoruz ordan artık yeterdir, insafdır,çüştür,ohaadır!
Ama yok ya siz de haklısınız, ne de olsa beyin bedava!!!!!!!!!!!
KPSS DAY, MAYDAY, MAYDAY!
Hayatımda gördüğüm en büyük rezalet olan bugünkü iptal sınavına imzasını atan herkesi can-ı gönülden tebrik edesim var.
Kişi başı 0.33 ml lik erikli su,
naneli olips -ki hiç sevmem- ,
2 tane fatih marka kalem,
uyduruk bir kalemtıraş
ve de dandik ötesi bir silgi
verilen böyle acaip bir sınava sonuna kadar katlandığım için kendimi tebrik edesim var.
Ösym iptalin en başından beri uyarı verip duruyor.Kalem yok, silgi getirmek yok bilmem ne...Ulan tamam da ben sizin dandik silginizi kullanıp cevap kağıdımı mahvetmeye mecbur muyum la!
Sonra kolye, yüzük, küpe bilmem ne hiçbir metal olmayacak üzerinizde dendi, lan mal millet küpeyle kopya mı çekti, angut! Paşa paşa sınav öncesi aldılar soruları, sen ona önlem al sıkıysa.
Milletin kulağındaki küpeyi çıkar al, ama türbanlılar istediği gibi otursun.Ben şapkayla oturmak istesem alacaktınız beni de değil mi...
Küpemi çıkarttırdılar yaaa...Ben onun varlığını unutmuşum bile orda.Halbuki kopya çekecektim ben onunla, neyse, seneye inşallah!
Hem çalışanlar bilir, eğitim bilimlerinde "batıl inanç" diye bir kavram öğretlir.Evet evet, hepimizin bildiği batıl inanç bu.İşte ne bileyim bir öğrencinin kendine şans getirdiğine inandığı bir kıyafeti olması, sınavlara uğurlu bilmem neyiyle girmesi gibi durumlar var teoride.E benim uğurlu kolyem, yüzüğüm varsa ne olacak mal!
Madem pratikte kabul etmeyeceksin böyle bir şeyi, neden öğretiyorsun o zaman?!
Ayrıca hiç de olağanüstü güvenlik şeysi yoktu, elle aramalar falan.yuh!
Millete sorup sormam sonucu fark ettiğim bir diğer şey de güvenlik durumunun binalara, kişilere göre çok değiştiği.Kimileri araba anahtarını bırakmak zorunda kalırken, kimileri aynı anahtarla rahatça girmiş.Kimileri sigarasını, madeni parasını bıraktı, kimi yerlerde hiçbirini umursamamışlar falan filan işte....
Ya neresinden devam etsem, daha neleri anlatsam bilemiyorum.Zaten elim hiç kitaplara gitmiyordu, sınava girmek angarya gibi geliyordu...İyice bitti kpss benim gözümde.Bu mu lan benim hakettiğim şey, ben bu sikko olaya daha fazla dahil olmak istemiyorum.
Bütün kpss kitaplarımı yakasım var bugün.İşim olmasın istiyorum artık bu saçma şeyle.Ne bu rezalet uygulamaları hakediyorum ne bu sınavın güvenilirliğine, geçerliliğine inanıyorum. O kitaplarda anlatıp durduğunuz geçerlilik var ya, hah o işte.
Ben böyle sınavın çeldiricisine de, kapsam geçerliliğine deee..........
Bi gidin yaa!!!!!!
Kişi başı 0.33 ml lik erikli su,
naneli olips -ki hiç sevmem- ,
2 tane fatih marka kalem,
uyduruk bir kalemtıraş
ve de dandik ötesi bir silgi
verilen böyle acaip bir sınava sonuna kadar katlandığım için kendimi tebrik edesim var.
(Merak edeniniz olur diye getirdim, fotoğrafını çektim.mihihi, ne gereksiz işler di mi, olsun olur o kadar, sınav kafası bu, kolay değil.)
Ösym iptalin en başından beri uyarı verip duruyor.Kalem yok, silgi getirmek yok bilmem ne...Ulan tamam da ben sizin dandik silginizi kullanıp cevap kağıdımı mahvetmeye mecbur muyum la!
Sonra kolye, yüzük, küpe bilmem ne hiçbir metal olmayacak üzerinizde dendi, lan mal millet küpeyle kopya mı çekti, angut! Paşa paşa sınav öncesi aldılar soruları, sen ona önlem al sıkıysa.
Milletin kulağındaki küpeyi çıkar al, ama türbanlılar istediği gibi otursun.Ben şapkayla oturmak istesem alacaktınız beni de değil mi...
Küpemi çıkarttırdılar yaaa...Ben onun varlığını unutmuşum bile orda.Halbuki kopya çekecektim ben onunla, neyse, seneye inşallah!
Hem çalışanlar bilir, eğitim bilimlerinde "batıl inanç" diye bir kavram öğretlir.Evet evet, hepimizin bildiği batıl inanç bu.İşte ne bileyim bir öğrencinin kendine şans getirdiğine inandığı bir kıyafeti olması, sınavlara uğurlu bilmem neyiyle girmesi gibi durumlar var teoride.E benim uğurlu kolyem, yüzüğüm varsa ne olacak mal!
Madem pratikte kabul etmeyeceksin böyle bir şeyi, neden öğretiyorsun o zaman?!
Ayrıca hiç de olağanüstü güvenlik şeysi yoktu, elle aramalar falan.yuh!
Millete sorup sormam sonucu fark ettiğim bir diğer şey de güvenlik durumunun binalara, kişilere göre çok değiştiği.Kimileri araba anahtarını bırakmak zorunda kalırken, kimileri aynı anahtarla rahatça girmiş.Kimileri sigarasını, madeni parasını bıraktı, kimi yerlerde hiçbirini umursamamışlar falan filan işte....
Ya neresinden devam etsem, daha neleri anlatsam bilemiyorum.Zaten elim hiç kitaplara gitmiyordu, sınava girmek angarya gibi geliyordu...İyice bitti kpss benim gözümde.Bu mu lan benim hakettiğim şey, ben bu sikko olaya daha fazla dahil olmak istemiyorum.
Bütün kpss kitaplarımı yakasım var bugün.İşim olmasın istiyorum artık bu saçma şeyle.Ne bu rezalet uygulamaları hakediyorum ne bu sınavın güvenilirliğine, geçerliliğine inanıyorum. O kitaplarda anlatıp durduğunuz geçerlilik var ya, hah o işte.
Ben böyle sınavın çeldiricisine de, kapsam geçerliliğine deee..........
Bi gidin yaa!!!!!!
27 Eyl 2010
KPSS ÇALIŞMAK KİŞİYE SAÇMALAMA ÖZGÜRLÜĞÜ VERİR
Geçen gün hızlandırılmış KPSS çalışma enayiliğim zincirine bir halka daha eklemek amacıyla deneme sınavları seti ararken, piyasada hepsinin iç edilmesinden mütevellit, hem elim boş eve dönmeyeyim diye, hem de 2004'ten bu yana çıkmış bütün Eğitim Bilimleri sorularını birarada bulayım diye bu kitabı aldım.
Fotoğrafını çekmeye ve bilgisayara,ordan da buraya yüklemeye çok üşendiğim için bu kez görseli direkt google'dan araklıyorum.
Ben 12,5 TL'ye aldım, bilmem böyük şehirlede daha ucuza bulan olur mu, olur muhtemelen.
Bu arada hazır Yediiklim demişken bir yıldır gördüğüm,çözdüğüm, okuduğum KPSS yayınları hakkında iki kelam etmek istiyorum,
İhtiyaç, hoşsun ama boşsun;
Nobel, kusura bakma, çok tırtsın;
Beyaz Kalem, zor olacağım diye çok kasmaktasın;
Uzman Kariyer, orijinal olsun diye kendini yırtmakta başarısızsın;
Yediiklim, favorimsin :)
Tabi bir de Yargı var.Ben sanırım Yargı'ya biraz önyargılıyım.Böhühöhüüü...
KPSS lafına yeni yeni aşina olduğum günlerde herkes seni bana çok zor diye anlattı.Tabi o zamanki Sophie için zordun farkındaydım, şimdi seni cebimden değilse de bir yerimden çıkarırım muhakkak, büyüdüm ben, çok emek verdim Eğitim Bilimleri dünyasına, kendimi aştım bir nevi.Yine de hala ısınamadım sana.Ama 31 Ekim e kadar senin denemelerini çözmezsem aklım kalacak, siparişini vermeli en kısa zamanda.
İşte böyle...
Gördüğünüz gibi kitaplarla, yayınevleriyle "kişileştirme" yoluyla konuşma evresine geçtim.
Bu demektir ki kafayı tam sıyırmadan, eğitim temalı bu yazının devamı gelecek.
İsteyen kaçınma koşullanması oluşturabilir bu yazıdan sonra.
Bir sonrakinde görüşmek üzere eyvallah!
Fotoğrafını çekmeye ve bilgisayara,ordan da buraya yüklemeye çok üşendiğim için bu kez görseli direkt google'dan araklıyorum.
Ben 12,5 TL'ye aldım, bilmem böyük şehirlede daha ucuza bulan olur mu, olur muhtemelen.
Bu arada hazır Yediiklim demişken bir yıldır gördüğüm,çözdüğüm, okuduğum KPSS yayınları hakkında iki kelam etmek istiyorum,
İhtiyaç, hoşsun ama boşsun;
Nobel, kusura bakma, çok tırtsın;
Beyaz Kalem, zor olacağım diye çok kasmaktasın;
Uzman Kariyer, orijinal olsun diye kendini yırtmakta başarısızsın;
Yediiklim, favorimsin :)
Tabi bir de Yargı var.Ben sanırım Yargı'ya biraz önyargılıyım.Böhühöhüüü...
KPSS lafına yeni yeni aşina olduğum günlerde herkes seni bana çok zor diye anlattı.Tabi o zamanki Sophie için zordun farkındaydım, şimdi seni cebimden değilse de bir yerimden çıkarırım muhakkak, büyüdüm ben, çok emek verdim Eğitim Bilimleri dünyasına, kendimi aştım bir nevi.Yine de hala ısınamadım sana.Ama 31 Ekim e kadar senin denemelerini çözmezsem aklım kalacak, siparişini vermeli en kısa zamanda.
İşte böyle...
Gördüğünüz gibi kitaplarla, yayınevleriyle "kişileştirme" yoluyla konuşma evresine geçtim.
Bu demektir ki kafayı tam sıyırmadan, eğitim temalı bu yazının devamı gelecek.
İsteyen kaçınma koşullanması oluşturabilir bu yazıdan sonra.
Bir sonrakinde görüşmek üzere eyvallah!
20 Eyl 2010
HOUSE BEKLEMEDE, KPSS YİNE ENSEMDE
Bu akşam House'un 7. sezonu başlıyor ama ben heyecanla bekleyemiyorum kendisini. Çünkü hala ilk 6 sezonu bitiremedim, 4. sezonda tıkandım kaldım.
Önce araya bir haftalık tatil kaçamağı girdi, sonra hadi dedim bu haftasonu bir ivme kazandırayım, ama yok, ne oldu, KPSS'nin Eğitim Bilimleri oturumunun iptal edildiği, 40 gün içinde yeni sınav yapılacağı haberi geldi.
Başlangıçta bu habere sevinsem de iki gündür çalışmaya çalışma denemelerim sonucunda anladım ki, bana pek bir şey ifade etmiyor bu sınav. Nedenlerim çok...
Her şeyden önce,
Midemi bulandırıyor,KPSS kısaltmasını duymak, söylemek, yazmak ve yeniden kitapları açmak!
Ayrıca benim asıl sabahki oturumum, yani GK-GY , kötü geçmişti fakat sınavın o kısmı iptal değil, halbuki orda da soruların çalındığı çok açık.
Bu kopyacı arkadaşlar paşa paşa bu sınava tekrar girecekler, tamam eğitimden bir bok yapamayacaklar ama bu ne demek, öğretmen değilse de devlet memuru olacaklar demek.Bu insanların hayat boyu devlet memurluğundan men edilmesi gerekirken bunlar kendilerine ayrılan sıralara oturup cevap kağıtları öyle böyle doldurup, temmuzda yapılan sınavın ilk oturumuyla aldıkları puan sayesinde takır takır atanacaklar.
Hem soruları kimler hazırlayacak ve o soruların tekrar sızdırılmayacağına dair nasıl bir güvencemiz olacak...
Açıkçası koyuyor artık bana bu sınava çalışmak, çalışmak değil resmen enayilik çünkü adı.
Umudumun neredeyse sıfır noktasında olduğu bir durumdayım, ne yapmalı, hayatımın bu kısmını nasıl yola sokmalı, hiç bilemiyorum.
Yine de beni bekleyen kitaplara dönmek şu an için yapabileceğim tek şey.
O yüzden buralarda pek görünmezsem bilin ki enayiliğimin doruklarıyla, yaşadığım ülkeden duyduğum nefretin dayanılmaz hafifliği arasında son çırpınışlarla gidip gelerek "Bir umut işte" demekte, çalışmaktayım.
Siz iyisi mi yine de "Bol şans!" dileyin, ben duyarım...
Önce araya bir haftalık tatil kaçamağı girdi, sonra hadi dedim bu haftasonu bir ivme kazandırayım, ama yok, ne oldu, KPSS'nin Eğitim Bilimleri oturumunun iptal edildiği, 40 gün içinde yeni sınav yapılacağı haberi geldi.
Başlangıçta bu habere sevinsem de iki gündür çalışmaya çalışma denemelerim sonucunda anladım ki, bana pek bir şey ifade etmiyor bu sınav. Nedenlerim çok...
Her şeyden önce,
Midemi bulandırıyor,KPSS kısaltmasını duymak, söylemek, yazmak ve yeniden kitapları açmak!
Ayrıca benim asıl sabahki oturumum, yani GK-GY , kötü geçmişti fakat sınavın o kısmı iptal değil, halbuki orda da soruların çalındığı çok açık.
Bu kopyacı arkadaşlar paşa paşa bu sınava tekrar girecekler, tamam eğitimden bir bok yapamayacaklar ama bu ne demek, öğretmen değilse de devlet memuru olacaklar demek.Bu insanların hayat boyu devlet memurluğundan men edilmesi gerekirken bunlar kendilerine ayrılan sıralara oturup cevap kağıtları öyle böyle doldurup, temmuzda yapılan sınavın ilk oturumuyla aldıkları puan sayesinde takır takır atanacaklar.
Hem soruları kimler hazırlayacak ve o soruların tekrar sızdırılmayacağına dair nasıl bir güvencemiz olacak...
Açıkçası koyuyor artık bana bu sınava çalışmak, çalışmak değil resmen enayilik çünkü adı.
Umudumun neredeyse sıfır noktasında olduğu bir durumdayım, ne yapmalı, hayatımın bu kısmını nasıl yola sokmalı, hiç bilemiyorum.
Yine de beni bekleyen kitaplara dönmek şu an için yapabileceğim tek şey.
O yüzden buralarda pek görünmezsem bilin ki enayiliğimin doruklarıyla, yaşadığım ülkeden duyduğum nefretin dayanılmaz hafifliği arasında son çırpınışlarla gidip gelerek "Bir umut işte" demekte, çalışmaktayım.
Siz iyisi mi yine de "Bol şans!" dileyin, ben duyarım...
15 Ağu 2010
PUF! GERÇEK HAYATA DÖNÜŞ

Sonuçların açıklandığı günden beri buraya gelmeyişimden anlaşılacağı üzere sonuç tahmin edilen gibi oldu.
Üzüldüm mü peki? Evet.
Şaşırdım mı? Hem evet,hem hayır.
Puanım beklediğimden düşük geldiği için çok şaşırdım ve buna üzüldüm.
Çalışarak geçirdiğim günlerin yarısına yandım.
Kendimden çaldığım zamanlara, ertelediklerime hayıflanıyorum şimdi.
Bunun yarısı kadar da çalışsam yine aynı puanı alacağım bir sınavı hayatımın merkez noktası yaptığım için kendime kızıyorum.
Puanlar açıklanana kadar az da olsa ümit vardı içimde, bir anda hepsinin puf diye gitmesi sadece bir yılımın değil 5ini okuyarak, 1ini sınava hazırlanarak geçirdiğim toplamda 6 yılın boşa gittiğini hissettirdi bana.
Çok garip bir boşluk var içimde. "Ben şimdi ne yapmalıyım?" sorusu dolanıp duruyor beynimde.
Çevremdeki hiç kimsenin aldığı puanlardan memnun olmayışı ve herkese hesaplanandan 6-7 puan düşük gelmiş olması da ayrı bir üzücü.
E blog alemi, siz girmediniz mi bu sınava yahu? Girenler ne yaptılar,ne ettiler,hiç ses yok.
Hadi "oldu" deyin, "çok iyi" deyin, "işimi görür" deyin, iyi haberler duymaya ihtiyacım var.
11 Ağu 2010
NE KADER NE KISMET, ŞANSTA KERAMET
11.08.2010 tarihinde saat 14.00 da açıklanacakmış KPSS2010 sonuçları.
Böyle buyurmuş ÖSYM.
Büyük gün bugün mü peki? Hayır.
Telaşlı mıyım,kaygılı mıyım? Hayır.
Her şey olacağına varır.
Ben ve benim gibiler ise büyük pastadan payına düşeni değil, verildiği kadarını alır.
Ben ve benim gibiler, tırmalamadan,uğraşmadan elde edemez.
Ha,uğraştım mı? Tam randımanlı değilse de evet!
O yüzden bugün gelecek sonuç, ne kader ne kısmet.Birilerinin bize biçtiği yazgı sadece o kadar.
Olursa fena mı olur? Hayır tabi ki.
Sadece ailemden ayrılmama değecek kadar iyi, Giresun'dan kurtulduğuma sevindirecek kadar güzel bir sonuç olsun.
Puanların açıklanması demek,işin %90 belli olması demek.
O yüzden yine de inancı kaybetmemek gerek!
Böyle buyurmuş ÖSYM.
Büyük gün bugün mü peki? Hayır.
Telaşlı mıyım,kaygılı mıyım? Hayır.
Her şey olacağına varır.
Ben ve benim gibiler ise büyük pastadan payına düşeni değil, verildiği kadarını alır.
Ben ve benim gibiler, tırmalamadan,uğraşmadan elde edemez.
Ha,uğraştım mı? Tam randımanlı değilse de evet!
O yüzden bugün gelecek sonuç, ne kader ne kısmet.Birilerinin bize biçtiği yazgı sadece o kadar.
Olursa fena mı olur? Hayır tabi ki.
Sadece ailemden ayrılmama değecek kadar iyi, Giresun'dan kurtulduğuma sevindirecek kadar güzel bir sonuç olsun.
Puanların açıklanması demek,işin %90 belli olması demek.
O yüzden yine de inancı kaybetmemek gerek!
Herkese içten bir "ohh..." dedirtecek nitelikte puanlar dileğiyle.
6 Haz 2010
NERDE KALMIŞTIK...

Yine bir göründüm birkaç gün kayboldum.
Bu aralar çok zaman ayıramıyorum buraya,çünkü zurnanın zırt dediği yere nerdeyse geldim.
KPSS'ye o kadar az zaman kaldı ki, çok fena sıkışmış hissediyorum kendimi.
Ne yaparsam yapayım, ne kadar çalışırsam çalışayım yeterli görmüyorum bir türlü.
Zaten 500-600 arası sayıda edebiyatçı alacaklarını öğrendiğim zaman büyük oranda kırıldı motivasyonum.
Türkiye'deki bütün üniversitelerde Türk Dili ve Edebiyatı bölümü olduğunu düşündüğümüzde (sanırım sadece birkaç özel üniversitede yok), bunları bir de 2.öğretimden dolayı ikiyle çarptığımızda akıllara zarar bir rakam patlıyor elimizde.
Hadi bunların sadece yarısı pedagojik formasyon zımbırtısını almış olsun,yine baştaki rakama ulaşıyoruz.
Diğer bir deyişle her okulun,çılgınlar gibi TDE mezunu verdiği gerçeğine...
Yine de son ana kadar,son an dediysem sınav sabahı dahil değil tabi, elimden geleni yapayım diyorum.Doğru ya da yanlış, bu sene battık artık bu işe,ne yapalım.
Bu arada millet ALES açıklandı, bakıyorum kimsenin sesi soluğu çıkmıyor.Ne oldu, çok mu fena durumlar?
Ben daha önce kendimi 75 almış sanıyordum iyi mi, meğer iki yıl önce ben 72 almışım.
Aslında bunu fark ettiğim iyi oldu,çünkü şimdi üst limitimi aşmış olmanın mutluluğunu yaşıyorum, bu kez 75 almışım.
Bence gayet iyi, zira ben bugüne kadar Ales'ten 75'in üstünde alan insan evladına rastlamadım.
E, hadi dökülün bakalım, siz kaç aldınız...
Bu arada sınav sonucuna bakarken "Şu gördüğüm 75, KPSS 2010' da 85 olsun,lütfen" diye bir de dua yolladım yukarıya, artık ulaşır mı ulaşmaz mı göreceğiz...
7 Nis 2010
26 Ara 2009
NASIL GEÇTİ SINAV...BOK GİBİ!

Bugün dersanenin ilk deneme sınavı vardı! aaoo...Sonuç tabi ki,ezici bir mağlubiyet.
Ne yapacağımı,nasıl çalışacağımı inanılmaz derecede şaşırmış durumdayım.Bir bakıyorum gaza gelmişim bütün konuları yalayıp yutasım var,sonra bir bakıyorum hiç umudum kalmamış.Bugün bir kez daha gördüm ki, ben bu soruları çözen adamlar gibi mümkün değil düşünemiyorum.
Sittin sene uğraşsam yapamayacağım sanki...Eğitim bilimlerinden 6 + genel kültür/genel yetenekten 5 olmak üzere 11 ders(cimri davranıp geometriyi matematiğin içinde sayarsak.)
Önce her gün biraz ondan biraz ondan çalışayım dedim olmadı,sonra her günü bir derse verdim,pazartesi matematik,salı tarih günü gibi...O şekilde de olduramadım.Gerçekten nasıl çalışacağımı bilmiyorum.Bir bilen varsa buyursun söylesin.Kırk yıl kölesi olmasam da garantili dua vaat ediyorum.Yoksa kapasitemin daha fazlasına yetmediğine inanacağım ciddi ciddi.Yeter yav,bu genç yaşımda isyan ettim.Bu ne laaa...
24 Ara 2009
NEYLERSİN,BU GECE BÖYLE...

Bu gece hiç keyfim yok desem yeridir. Teoman'ın "Patlayacağım çok sıkıldım,kendimden ben bile" sözlerindeki "ben" bendeniz oluyorum efendim.
Kafamı bozan bazı şeyler var bugünlerde. Bir yanım unut gitsin,dert etme ve oluruna bırak diyor, bir yanım da böyle yaparak neden hakettiğinden azına kanaat ediyorsun...
KPSS sorunu bi yerde,mesela başucumda diyebilirim,duruyor.Her gece içimi daralta daralta uyutuyor beni. Ve düşünüyorum daha bu aylarda bu kadar bunaldığıma göre bahar gelince sınav yaklaşınca bu baskıyla nasıl başa çıkacağım.
İnanılmaz ağrıma gidiyor bu yaptığım şey.Sen 4+1 seneni harca,mesleğini eline almak dedikleri şeyi yap ama gel şimdi başa dön.Tarihi,matematiği,eğitimi derken tam 11 ders.Puffff....Dile kolay derler ya,bu dile bile kolay değil.Söyle bak; oooonnn biiirrr...Valla zor.Zira bizim Pırtlanguç diyemiyor henüz.Pırtlanguç demişken;onu, patlamak isteyen bu beynimin dışında tutuyorum.O bu hayatta bizim başımıza gelen en güzel şey ve onunla geçirdiğim zaman,benim her şeyi unutma anlarım...
Sınav dışında da hayat "perfectoo" ya da "dadından yinmez" bir kıvamda değil.Dedim ya,kafamı bozan şeyler var.Neden olmuyor dersiniz.Bir şeye o kadar emek,uğraş verip de neden olduramadığımız şeyler var acaba hayatta?İyi olacağına çok inanıp da neden hep hayal kırıklıkları yaşamak var ki?Tamam her şey bizim elimizde değil.Ama hani dünyayı güzellik kurtaracak,bir insanı sevmekle başlayacaktı her şey...Sevmek neden yetmiyor o zaman???
Etiketler:
etiketsiz de olabilir pekala,
KPSS
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)





